Genç MÜSİAD
Ana Sayfa | Künye | Reklam | Bize Ulaşın | English
Müsiad Ana Sayfa
HAKKIMIZDA
KURUMSAL YAPI
PROJELER
ETKİNLİKLER
YAYINLAR
HABERLER
DUYURULAR
MAKALELER
BASINDA GM
DIŞ HABERLER
BİZE ULAŞIN
  
 
Fotoğraflar
Fotoğraflar

Ana Sayfa » Makaleler » Makale

  Ertuğrul Günay'a...
Ertuğrul GünayBosna-Hersek, Sırbistan, Makedonya, Hırvatistan, Arnavutluk, Bulgaristan, Karadağ...

Bitmedi...

Gürcistan, Azerbaycan, Ermenistan...

Bitmedi...

Macaristan, Çek Cumhuriyeti, Avusturya, Almanya, Danimarka, Fransa...

Bitmedi...

Senegal, Kenya, Güney Afrika Cumhuriyeti, Brezilya...

Döndüm baktım, bir belgesel çalışması nedeniyle, bu gezegende son sekiz ayda ayak basmadığım yer kalmamış...Yukarıda saydıklarım okurun sabrını zorlamamak için kısaltılmış bir listedir...

Bir gözlemi paylaşmak gerekiyor...Eğer sadece kendi rotasında ilerleyen sıradan bir "gezgin" değil de, yüreği memleketten binlerce kilometre uzakta yine bu topraklar için çarpan bir yayıncıysanız, detaylar önem kazanıyor...

Derdim, Türkiye...Türk turizmi...Türkiye'nin tanıtımı...

Her şey dahil ihanettir...

Öncelikle bir noktanın altını net olarak çizmemiz gerekiyor...

"Her şey dahil" olarak adlandırılan ve dünyanın en güzel coğrafyasını, en köklü tarihini, en parlak otel alt yapısını sudan ucuza elalemin alt-orta gelir gruplarına sunmamıza neden olan uygulamanın derhal, yarın, ortadan kaldırılması lazım...

Yok böyle bir uygulama...

Dünyanın her yerinde otele gidiyorsunuz, size, en fazla oda-kahvaltı veriyorlar. Bazen kahvaltıyı da (genellikle orta halli şehir otellerinde) ayrı tutuyorlar ve 7-10 Euro gibi bir rakamı ayrıca alıyorlar.

Açıklıkla ifade ediyorum...

Şu anda turizm alt yapısı...Servis kalitesi...Denizi...Kumu...Güneşi...Yemeği...Temiz tuvaleti...Tarihi...Termal suları...Bütün bu özellikleriyle Türkiye'nin eline su dökebilecek bir ülke yok bu gezegende...

Biz ne yapıyoruz? Avrupalı tur operatörlerinin insafına kendimizi teslim etmiş, olağanüstü bir potansiyeli çok ama çok ucuza pazarlayan, kendi kıymetini bir türlü anlayamamış bir millet görüntüsü veriyoruz...

Üstelik, Türk Hava Yolları'nın küresel ulaşım ağında büyük başarı öyküleri yarattığı bir dönemde...

Avrupalı tur operatörlerinin azıcık paralı olanları İspanya, İtalya ve Yunanistan'a, bir tatil köyüne cebindeki 20 Euro ile kapılanıp, içip içip sızacak olanları da bize taşımasına göz yumuyoruz.

Bu devam edemez...Türkiye'nin siyasette tartıştığı konuların çok ötesinde artık ekonomik planlamaları yapmasının ve özellikle turizm sektörüne, bu kısır döngüde kurtulması için gereken desteğin sağlanması gerekmektedir.

Yazık...Gelen turist sayısı artıyor, gelirimiz artmıyor...

Yeni bir tanıtım stratejisi...

Çok ülke dolaşan bir insan olarak kendimi takdimde işin kolayını bulmuş durumdayım...Bir yabancı nerelisin diye sorduğunda "İstanbulluyum" diyorum. Çünkü "Türkiye" dediğimizde aldığımız "muğlak" yanıtların yanında "Oooo İstanbul, inanılmaz bir şehir" tepkisi çok önemli...

Dünya vatandaşları, Türkiye'den çok İstanbul'u tanıyor...Bu çok açık bir gerçek...

Bu durumda bizlerin yıllardır, bütün Türkiye'yi tanıtmaya dönük çabalarımızın yanlış olduğunu anlıyoruz...

Çünkü elimizde anlı-şanlı bir "marka" var: İstanbul...

Bu tür "marka kentler" dünyada o kadar az ki...Paris, Londra, Moskova,Budapeşte, Prag, Viyana, Berlin, New York, Rio de Janeiro, Roma, Barcelona, Atina...Hepsi bu...

İstanbul bu listenin ilk üçünde...Bütün bu kentler, ülkelerinin de bayrak taşıyıcısı aynı zamanda...Ülkeler, bu kentlerin markasını parlatarak yeni turistleri kendilerine çekiyorlar...

Neden sadece İstanbul'a yüklenmiyoruz... Neden İstanbul'a gelebilecek milyonlarca turisti, ülkenin diğer turizm rotalarına yönlendirmiyoruz...

Bugün Paris'e kaç milyon turist gidiyorsa, İstanbul'a da en az o kadar gelmeli...O nedenle, tanıtım stratejimiz de değişmeli...(Paris'e yılda 16 milyon turist gelmektedir. İstanbul için bu rakam, transit geçişler dahil 7 milyon olarak şekillenmektedir.)

Gezdik... Gördük...Yediğimiz içtiğimiz bizim olsun da, gördüklerimizi paylaşmamız gerekiyor: Türkiye her yönüyle dünyanın bir numaralı turizm ülkesidir...

Diğer "turizm efsanelerinin" bu ülkenin yanında yapacağı fazla bir şey yok...(Düşünün, Prag'da bir antika şehir saati çalacak, mekanik kuklalar geçiş yapacak, binlerce kişi gözlerini dikmiş öylece bekliyor. Neden? Çünkü kenti önceden pazarlamışlar, bu kadar basit bir gösteri de işin bir parçası... İstanbul'u bu anlamda gözlerinizin önüne getirebiliyor musunuz...)

Sadece biraz daha kararlılık... Lütfen...


Ardan ZENTÜRK
Star Gazetesi
08.02.2010
Her hakkı saklıdır @ 2007 - Genç MÜSİAD